Tam Yargı Davası Nedir?
Tam yargı davası, bir kişinin veya kurumun idarenin hukuka aykırı işlemleri veya ihmali sonucu uğradığı zararların tazmini amacıyla açtığı özel bir dava türüdür. Bu davalar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi Kanunu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile birlikte 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu çerçevesinde düzenlenmiştir.
Tam yargı davaları, idari işlemlere karşı açılan iptal davalarından farklıdır; burada amaç yalnızca işlemin iptali değil, uğranılan maddi veya manevi zararların tazmin edilmesidir. İdarenin hukuka aykırı davranışı nedeniyle mağdur olan kişi, mahkeme aracılığıyla hem idari işlemin haksızlığını tespit ettirir hem de zararının tazminini talep edebilir. Bu yönüyle tam yargı davaları, vatandaşların idareye karşı hak arama yollarının temel taşlarından biridir.
Tam Yargı Davası Çeşitleri Nelerdir?
Tam yargı davaları, idarenin neden olduğu zararın niteliğine ve tazmin şekline göre farklı türlerde açılabilir. Başlıca türler arasında maddi tazminat davaları, manevi tazminat davaları ve hem maddi hem manevi zararları kapsayan karma davalar bulunur.
Maddi tazminat davalarında, kişinin uğradığı parasal kayıplar ve gelir kayıpları talep edilir. Manevi tazminat davalarında ise, onur, şeref veya psikolojik zarar gibi parasal karşılığı doğrudan hesaplanamayan zararlar tazmin edilmeye çalışılır. Karma davalarda ise hem maddi hem de manevi zararların birlikte tazmin edilmesi talep edilir. Bu çeşitlilik, davaların kapsamına ve mağduriyetin niteliğine göre mahkemelerin esnek ve adil çözümler sunabilmesini sağlar.
Tam Yargı Davalarında İdarenin Hukuki Sorumluluk Nedenleri
İdarenin tazmin sorumluluğu, genel olarak iki temel gerekçeye dayanır: hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk.
İdarenin Hizmet Kusuru Nedeniyle Tazmin Sorumluluğu
Hizmet kusuru, idarenin yürüttüğü hizmet sırasında ihmal, hatalı işlem veya hukuka aykırı davranış sonucu meydana gelen zararlardan doğar. Örneğin, bir belediye ekipmanının bakımını ihmal etmesi sonucu vatandaşın malına veya sağlığına zarar gelmesi, hizmet kusuruna örnek teşkil eder. Bu durumda idare, kusurlu davranış nedeniyle ortaya çıkan zararı tazmin etmekle yükümlüdür.
İdarenin Kusursuz Sorumluluk Nedeniyle Tazmin Sorumluluğu
Bazı hallerde idare, kendi kusuru olmasa bile yürüttüğü hizmetin doğal sonucu olarak ortaya çıkan zararlardan sorumlu tutulabilir. Örneğin, yol yapım çalışmaları sırasında oluşan kazalar veya doğal afetler sonucu meydana gelen zararlar, kusursuz sorumluluk kapsamında değerlendirilebilir. Bu sorumluluk türü, idarenin risk üstlenme yeteneği ve kamu hizmetlerinin güvenliği açısından önemlidir.
Kamu Görevlilerinin Kişisel Kusur Sorumluluğu
Tam yargı davalarında, bazı durumlarda kamu görevlilerinin kişisel kusuru da sorumluluk doğurabilir. Eğer bir kamu görevlisi görevini kötüye kullanır, yetkisini aşar veya kasıtlı olarak hukuka aykırı işlem yaparsa, hem idare hem de görevli kişi birlikte sorumlu tutulabilir. Mahkeme, olayın niteliğine ve görevlilerin davranış biçimine göre tazminatın kapsamını ve sorumluluk oranını belirler. Bu düzenleme, kamu görevlilerini görevlerini özenle yerine getirmeye teşvik eder ve vatandaşların haklarının korunmasını sağlar.
Tam Yargı Davası Nasıl Açılır?
Tam yargı davaları, yetkili idare mahkemelerinde açılır ve başvuru süreci belirli usullere tabidir. Davayı açacak kişi, uğradığı zararı ve zararın idareye dayanan nedenini ayrıntılı olarak açıklayan bir dava dilekçesi sunar. Dilekçe ekinde zararları kanıtlayan belgeler ve deliller de mahkemeye sunulmalıdır. Mahkeme, dilekçe ve eklerini inceleyerek idarenin sorumluluğunu değerlendirir ve gerekirse bilirkişi raporları talep eder. Yargılama sonucunda, idarenin sorumluluğu tespit edilirse zarar, maddi ve/veya manevi olarak tazmin edilir.
Tam Yargı Davası Açma Süresi Nedir?
Tam yargı davaları için başvuru süreleri, zarar ve dava türüne göre farklılık gösterebilir. Genel olarak, idari işlemin tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde dava açılması gerekir. Bu süre, mağduriyetin erken tespit edilmesi ve idarenin hukuki süreçlere hızlı bir şekilde dahil edilmesi amacıyla belirlenmiştir. Sürenin geçirilmesi halinde, dava açma hakkı kaybolabilir veya mahkemece dava reddedilebilir. Bu nedenle, tam yargı davası açmak isteyen kişiler, süreleri dikkatle takip etmeli ve eksiksiz başvuru yapmalıdır.
Tam Yargı Davası (Tazminat Davası) Danıştay Kararları
Danıştay kararları, tam yargı davalarında mahkemeler için önemli bir rehber niteliği taşır. Danıştay içtihatları, idarenin kusurlu veya kusursuz sorumluluk hallerini, kamu görevlilerinin kişisel sorumluluklarını ve tazminatın kapsamını açıklar. Mahkemeler, Danıştay’ın benzer olaylarla ilgili kararlarını değerlendirerek, adil ve hukuka uygun bir karar verir. Bu sayede hem idari yargıda istikrar sağlanır hem de vatandaşların haklarının korunması güvence altına alınır.


