Mirastan Feragat Sözleşmesi

Mirastan Feragat Sözleşmesi Nedir?

Mirastan feragat sözleşmesi, miras bırakanın sağlığında, ileride mirasçı olabilecek bir kişinin miras hakkından tamamen veya kısmen vazgeçmesini konu alan, Türk Medeni Kanunu’nda açıkça düzenlenmiş özel bir sözleşme türüdür. Bu sözleşme ile mirasçı, henüz doğmamış olan miras hakkından feragat etmekte; miras bırakan ise bu feragati kabul etmektedir. Mirastan feragat sözleşmesi, miras hukukunda mirasın paylaşımını ve mirasçıların durumunu kökten etkileyen sonuçlar doğurduğu için son derece önemlidir.

Türk Medeni Kanunu’nun 528. maddesi uyarınca mirastan feragat sözleşmesi, miras bırakan ile mirasçı arasında yapılır. Sözleşme, mirasın açılmasından önce yani miras bırakan hayattayken yapılır ve mirasın açılmasıyla birlikte hüküm ve sonuçlarını doğurur. Bu yönüyle mirastan feragat, miras bırakanın ölümünden sonra yapılan miras taksimi veya miras payının devri gibi işlemlerden açıkça ayrılır.

Mirastan feragat sözleşmesi, ivazlı (bedel karşılığında) veya ivazsız (bedelsiz) olarak yapılabilir. İvazlı feragatte mirasçıya belirli bir mal, para veya menfaat sağlanırken; ivazsız feragatte mirasçı herhangi bir karşılık almaksızın miras hakkından vazgeçer. Özellikle aile içi miras planlamalarında, ileride çıkabilecek miras uyuşmazlıklarını önlemek amacıyla mirastan feragat sözleşmesine sıklıkla başvurulmaktadır.

Mirastan Feragat ile Miras Hakkının Temliki Sözleşmesinin Farkı

Mirastan feragat sözleşmesi ile miras hakkının temliki sözleşmesi, uygulamada sıklıkla birbirine karıştırılan ancak hukuki nitelikleri ve sonuçları tamamen farklı olan iki ayrı kurumdur. Bu iki sözleşme arasındaki farkların doğru şekilde anlaşılması, ileride telafisi güç hak kayıplarının önüne geçilmesi açısından büyük önem taşır.

Mirastan feragat sözleşmesi, miras bırakan hayattayken yapılır ve mirasçının ileride doğacak miras hakkından vazgeçmesini ifade eder. Feragat eden mirasçı, kural olarak miras bırakanın ölümüyle birlikte mirasçı sıfatını tamamen kaybeder. Eğer sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, feragat edenin altsoyu da mirastan yararlanamaz.

Miras hakkının temliki sözleşmesi ise miras bırakanın ölümünden sonra, miras açıldıktan sonra yapılabilir. Bu sözleşmede mirasçı, sahip olduğu miras payını üçüncü bir kişiye veya başka bir mirasçıya devreder. Temlik sözleşmesi, mirasçılık sıfatını ortadan kaldırmaz; sadece miras payının ekonomik değerinin devrine yol açar. Miras hakkının temliki, mirasçıların kendi aralarındaki borçlandırıcı bir işlem niteliğindedir ve miras bırakanın katılımını gerektirmez.

Özetle; mirastan feragat sözleşmesi geleceğe yönelik, kurucu nitelikte ve miras bırakanın katılımını zorunlu kılan bir sözleşme iken; miras hakkının temliki sözleşmesi geçmişe veya mevcut duruma yönelik, miras açıldıktan sonra yapılan ve mirasçılar arasında hüküm doğuran bir işlemdir. Bu nedenle her iki sözleşmenin hukuki sonuçları, tarafları ve şekil şartları birbirinden tamamen farklıdır.

Mirastan Feragat Sözleşmesinin Şekli

Mirastan feragat sözleşmesi, kanun koyucu tarafından sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır. Türk Medeni Kanunu’na göre bu sözleşme, resmi şekilde yapılmak zorundadır. Resmi şekilden kasıt, noter huzurunda düzenleme şeklinde yapılan sözleşmedir. Tarafların sadece yazılı bir belge düzenlemesi veya kendi aralarında imza atması, mirastan feragat için kesinlikle yeterli değildir.

Sözleşmenin resmi şekilde yapılmaması halinde, feragat hukuken geçerli sayılmaz ve mirasçı, miras bırakanın ölümüyle birlikte yasal miras hakkını aynen korur. Bu nedenle uygulamada en sık yapılan hatalardan biri, adi yazılı feragat beyanlarına hukuki sonuç atfedilmesidir. Oysa ki resmi şekil şartı, mirasçının korunması ve iradesinin baskı altında olmadan açıkça ortaya konulması amacıyla getirilmiştir.

Mirastan feragat sözleşmesinde taraflar açık ve net bir şekilde belirlenmelidir. Feragatin kapsamı, yani feragatin tamamen mi yoksa kısmen mi olduğu sözleşmede tereddüde yer vermeyecek biçimde ifade edilmelidir. Ayrıca ivazlı feragat söz konusu ise, feragat karşılığında sağlanan edimin türü ve miktarı da sözleşmede açıkça gösterilmelidir.

Uygulamada noterler tarafından düzenlenen mirastan feragat sözleşmeleri, ileride çıkabilecek uyuşmazlıkların önüne geçilmesi açısından büyük önem taşır. Özellikle feragatin altsoyu kapsayıp kapsamadığı hususunun sözleşmede açıkça belirtilmesi, miras davalarında belirleyici rol oynar.

Mirastan Feragat Sözleşmesinin Hükümsüzlüğü

Mirastan feragat sözleşmesi, kanunda öngörülen şartlara uygun olarak yapılmadığı takdirde hükümsüz hale gelir. Hükümsüzlük halleri, uygulamada sıklıkla miras davalarına konu olmakta ve ciddi hak kayıplarına yol açabilmektedir.

Öncelikle resmi şekil şartına uyulmaması, mirastan feragat sözleşmesini kesin hükümsüz kılar. Noter huzurunda düzenlenmeyen, adi yazılı veya sözlü feragat beyanlarının hukuki bir geçerliliği bulunmaz. Bu durumda mirasçı, miras bırakanın ölümüyle birlikte yasal veya atanmış mirasçı sıfatını kazanır.

Bunun yanında, tarafların iradesinin sakatlanması da sözleşmenin iptaline yol açabilir. Hata, hile veya korkutma (ikrah) altında yapılan mirastan feragat sözleşmeleri, mirasçının talebi üzerine iptal edilebilir. Özellikle aile baskısı, ekonomik zorlamalar veya yanlış bilgilendirme gibi durumlar, uygulamada iptal davalarına sıklıkla konu olmaktadır.

Feragat sözleşmesinin içeriğinin emredici hukuk kurallarına, ahlaka veya kamu düzenine aykırı olması da hükümsüzlük sonucunu doğurur. Örneğin, mirasçının kişilik haklarını ağır şekilde zedeleyen veya kanunun açıkça yasakladığı bir düzenleme içeren feragat sözleşmeleri geçersiz sayılabilir.

Son olarak, ivazlı mirastan feragat sözleşmelerinde kararlaştırılan edimin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi, feragat eden mirasçı açısından sözleşmenin feshi veya iptali sonucunu doğurabilir. Bu tür uyuşmazlıklarda, her somut olay kendi özellikleri çerçevesinde değerlendirilir ve çoğu zaman yargı yoluna başvurulması kaçınılmaz hale gelir.

Mirastan feragat sözleşmesi, miras hukukunda son derece teknik ve ciddi sonuçlar doğuran bir işlem olduğundan, bu sözleşmenin hazırlanması ve imzalanması sürecinde mutlaka alanında uzman bir miras hukuku avukatından hukuki destek alınması büyük önem taşır.

Related Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir