TCK’ya Göre Malın Değerinin Azlığı Nedir?

Malın Değerinin Azlığı Nedeniyle Ceza İndirimi Yapılabilecek Suçlar

Ceza hukukunda malvarlığına karşı işlenen suçlarda, suçun konusu olan malın ekonomik değerinin düşük olması hâlinde fail hakkında daha hafif bir ceza uygulanması mümkündür. Bu durum, hem suçun ağırlığının objektif koşullara göre değerlendirilmesi hem de cezanın orantılılık ilkesine uygun şekilde belirlenmesi açısından önem taşır.

Türk Ceza Kanunu’nda malın değerinin azlığı, özellikle hırsızlık, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, yağma, zimmet ve benzeri malvarlığı suçlarında gündeme gelir. Malın değerinin az olup olmadığını belirlerken mahkemeler; suçun işlendiği tarihteki piyasa değerini, ekonomik koşulları, mağdurun zararının ağırlığını ve failin kastının yoğunluğunu birlikte değerlendirir.

Bu düzenleme, suçun oluşturduğu haksızlığın daha düşük kabul edildiği hâllerde failin cezasının orantılı biçimde indirilmesini sağlar. Özellikle gündelik hayatta sıkça karşılaşılan düşük değerli eşyaların çalınması, az miktarda paranın zimmete geçirilmesi veya ekonomik değeri düşük malların yağma konusu yapılması gibi durumlarda mahkemeler malın değerinin azlığı hükümlerini uygulayarak cezayı önemli ölçüde azaltabilir.

Bu hükmün uygulanması, her olayda mahkemenin takdirindedir; yani malın ekonomik değerinin düşük olması otomatik bir indirime yol açmaz. Ancak Yargıtay içtihatlarına göre ekonomik değer düşükse, mahkemenin bu konuyu değerlendirmesi ve gerekçesinde tartışması zorunludur.

Malın Değerinin Azlığının Verilecek Hükme Etkisi

Malın değerinin az olması, ceza yargılamasında hem cezanın belirlenmesi hem de nitelikli hâllerin değerlendirilmesi bakımından önemli bir rol oynar. Bu durum mahkemenin hüküm kurarken iki ayrı aşamada etkisini gösterir: önce suçun temel cezası belirlenir, ardından malın değerinin azlığı nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağı değerlendirilir.

Ceza indirimi uygulanırken hâkim, her somut olayın koşullarına göre bir değerlendirme yapar. Malın değerinin azlığı çoğu durumda cezanın alt sınırdan verilmesine veya temel cezanın önemli ölçüde düşürülmesine yol açabilir. Bu düzenleme, ceza adaletinde ölçülülüğü sağlamak için getirilmiş olup, failin eylemiyle ortaya çıkan haksızlığın orantısız şekilde cezalandırılmasının önüne geçmeyi amaçlar.

Ayrıca malın değerinin azlığı, failin kastının yoğunluğunun daha düşük olduğu varsayımını güçlendirdiği için cezanın bireyselleştirilmesi açısından da etkili bir kriterdir. Failin ekonomik zorluk içinde bulunması, olayın ani gelişmesi, ele geçirilen malın kolayca iade edilebilmesi veya mağdurun zararının düşük olması hâlleri, bu indirimin uygulanmasında mahkemeler tarafından dikkate alınır.

Hâkim, hüküm kurarken indirim oranını açıkça belirtmeli ve gerekçesini ayrıntılı şekilde açıklamalıdır. Yargıtay kararlarında, malın değerinin azlığı değerlendirilmeden verilen cezaların eksik inceleme nedeniyle bozulabileceği kabul edilmiştir. Bu nedenle mahkemelerin bu hususu her dosyada tartışması zorunlu bir yargısal gerekliliktir.

Hırsızlık, Zimmet, Yağma Suçunda Malın Değerinin Azlığı İndirimi – Yargıtay Kararları

Yargıtay, malın değerinin azlığına ilişkin kriterleri ve indirimin hangi durumlarda uygulanabileceğini yıllar içinde istikrarlı içtihatlarla belirlemiştir. Özellikle hırsızlık, zimmet ve yağma suçlarında verilen kararlar, uygulamada hâkimlere yol gösterici niteliktedir.

Hırsızlık suçu bakımından Yargıtay, ekonomik değeri düşük bir eşyanın çalınması hâlinde mutlaka malın değerinin azlığı hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğini vurgular. Örneğin düşük değerde bir elektronik aksesuarın, küçük tutarlı bir nakit paranın veya kolayca iade edilebilir bir eşyanın çalınması hâlinde indirimin uygulanması gerekmektedir. Yargıtay birçok kararında, 200–300 TL değerindeki eşyalar için yapılan yargılamalarda indirim yapılmadan verilen cezaları bozmuştur.

Zimmet suçu açısından Yargıtay, kamu görevlisinin zimmetine geçirdiği paranın veya eşyanın ekonomik değerine dikkat çeker. Zimmet suçu niteliği gereği ağır bir suç olmakla birlikte, çok düşük miktarların söz konusu olduğu dosyalarda Yargıtay indirimin uygulanmasını zorunlu görmektedir. Özellikle muhasebe yetkililerinin veya vezne görevlilerinin hata sonucu ufak meblağları zimmete geçirmesi hâllerinde, gerçeğe uygunluk ve orantılılık ilkesi gereğince cezada indirime gidilmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir.

Yağma suçlarında malın değerinin azlığı indirimi daha sınırlı uygulanmakla birlikte Yargıtay, failin cebir veya tehditle aldığı malın ekonomik değerinin çok düşük olması durumunda yine indirimi gündeme getirmektedir. Bu suçun ağırlığı değiştirilmemekle birlikte haksızlık içeriğinin düşük olduğu dosyalarda, özellikle bir paket sigara, küçük bir miktar para veya düşük değerde bir telefon aksesuarı gibi malların yağma konusu yapılması hâlinde cezada makul oranlarda indirim yapılması gerektiği yönünde içtihatlar mevcuttur.

Yargıtay’ın ortak yaklaşımı şudur: Malın ekonomik değeri düşükse, mahkemenin gerekçesinde bunu tartışması ve cezada uygun bir bireyselleştirme yapması zorunludur. Aksi hâlde karar, eksik inceleme nedeniyle bozulabilmektedir.

Related Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir