Yabancıların Türkiye’de veya Yurt Dışında İşlediği Suçlar
Yabancıların Türkiye’de veya yurt dışında işlediği suçlar, uluslararası ceza hukuku bakımından oldukça önemli bir alanı oluşturur. Türk Ceza Kanunu, yabancıların işledikleri suçlarda hangi durumlarda Türkiye’nin yargı yetkisinin doğacağını ayrıntılı olarak düzenlemiştir. Bu makalede, hem Türkiye’de hem de yurt dışında suç işleyen yabancıların hangi mercilere şikâyet edilebileceği, hangi şartlarda kovuşturma yapılabileceği ve mahkeme yetkisinin nasıl belirleneceği kapsamlı şekilde ele alınmaktadır.
1. Yabancıların İşlediği Suçlar ve Türkiye Mahkemelerinin Yetkisi
Yabancıların Türkiye sınırları içinde suç işlemesi hâlinde, Türk mahkemeleri tam yetkilidir ve şüphelinin uyruğu, Türkiye’nin ceza yargılamasına engel oluşturmaz. Ceza hukuku bakımından Türkiye, ülkesel yetki ilkesini esas alır. Bu nedenle Türkiye’de işlenen her suç, failin yabancı olması durumunda dahi Türk hukuku kapsamında soruşturulur. Bu ilke, kamu düzeninin korunması ve Türkiye’nin egemenlik yetkisinin açık bir sonucudur. Yabancı fail, Türkiye’de işlediği suç nedeniyle Türk ceza kanunlarına göre yargılanır, tutuklanabilir ve hakkında cezai yaptırım uygulanabilir.
2. Yabancıların Yurt Dışında İşlediği Suçlar Nereye Şikâyet Edilir?
Yabancı bir kişinin yurt dışında işlediği bir suç Türkiye’de mağdur yarattıysa, suç Türkiye’deki Cumhuriyet Başsavcılıklarına şikâyet edilebilir. Mağdurun Türk vatandaşı olması veya Türkiye’nin zarar görmesi hâlinde, olay her ne kadar yurt dışında meydana gelmiş olsa da Türk makamları devreye girer. Savcılık şikâyeti aldıktan sonra dosyayı değerlendirir ve gerekli durumlarda Adalet Bakanlığı’na gönderir. Çünkü Türk hukukunda bazı suçların yurt dışında işlenmesi hâlinde kovuşturma yapılabilmesi için Adalet Bakanlığı’nın izin vermesi gerekir.
3. Yabancıların Yurt Dışında İşlediği Suçlarda Kovuşturma Şartları Nelerdir?
Yabancıların yurt dışında işledikleri suçlarda Türkiye’nin kovuşturma yapabilmesi için bazı özel şartların oluşması gerekir. TCK’ya göre yabancı fail hakkında kovuşturma yapılabilmesi için Türkiye’nin menfaatlerinin zarar görmüş olması veya mağdurun Türk vatandaşı olması önemlidir. Ancak bazı suçlarda kovuşturma yapılabilmesi Adalet Bakanlığı iznine bağlıdır. Ayrıca suçun işlendiği ülkede hakkında dava açılmış olup olmadığı, cezanın infaz edilip edilmediği gibi hususlar da değerlendirilir. Failin Türkiye’de bulunması, yakalanması veya iade edilmiş olması da kovuşturmanın başlamasında belirleyici bir unsurdur.
4. Yurtdışında İşlenen Suçlarda Yetkili Mahkeme
Yabancı bir kişinin yurt dışında işlediği suç Türkiye’de kovuşturma konusu olursa, yetkili mahkeme failin Türkiye’de yakalandığı yer mahkemesidir. Yakalanma yoksa, şüphelinin Türkiye’de en son ikamet ettiği yer mahkemesi yetkilidir. Eğer Türkiye’de hiçbir yerde ikamet etmemişse, Ankara mahkemeleri yetkili kabul edilir. Bu düzenleme, yurt dışında işlenen suçlarda yargılamanın sistematik ve kolay yürütülmesini hedefler. Yetkili mahkemenin belirlenmesi, yargılamanın sağlıklı işlemesi açısından son derece kritiktir.
5. Türkiye’nin Yargı Yetkisi Hangi Suçlarda Mutlaktır? (TCK m.13)
Türk Ceza Kanunu’nun 13. maddesi, hangi suçlarda Türkiye’nin yargı yetkisinin “mutlak” olduğunu açıkça düzenler. Bu suçlar, uluslararası toplum tarafından ortak tehdit kabul edilen ağır suçlardır. Türkiye’nin zarar görmesi ya da failin Türk olması gerekmez. Bu suçlar arasında insan ticareti, işkence, göçmen kaçakçılığı, uyuşturucu madde ticareti, sahte para suçları, deniz ve hava araçlarını tehlikeye sokma gibi uluslararası suçlar bulunmaktadır.
6. Yabancıların Türkiye’nin Zararına İşlediği Suçlarda Uygulanan Sistem
Yabancı bir kişi yurt dışında Türkiye’nin zararına bir suç işlerse, Türkiye bu suç üzerinde sınırlı fakat etkili bir yargı yetkisine sahiptir. Suçun Türkiye’nin güvenliğine, kamu kurumlarına, ekonomik çıkarlarına veya Türk vatandaşlarının temel haklarına zarar vermesi hâlinde Türk ceza hukuku devreye girer. Bu sistem, devletin egemenlik yetkisinin uluslararası alana yansıyan önemli bir unsurudur.
7. Yabancı Ülkede İşlenen Suçlarda Adalet Bakanlığı’nın Rolü
Yabancıların yurt dışında işledikleri suçlarda kovuşturma yapılabilmesi çoğu durumda Adalet Bakanlığı iznine tabidir. Bakanlık, bu izin sürecinde hem uluslararası hukuk ilkelerini hem de Türkiye’nin dış politika ilişkilerini dikkate alır. Bakanlık, karşı devletin aynı durumda Türkiye’ye nasıl davrandığını da göz önünde bulundurarak “karşılıklılık” ilkesini değerlendirir. İznin verilmemesi hâlinde savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verebilir.
8. Yabancı Mahkeme Kararlarının Türkiye’de Geçerliliği
Yabancı bir mahkeme tarafından verilen ceza kararlarının Türkiye’de geçerli olabilmesi için tanıma veya tenfiz yoluna başvurulması gerekir. Ceza kararları açısından doğrudan tenfiz sınırlı alanlarda mümkündür; çoğu kararın Türkiye’de hüküm ifade etmesi için Türkiye mahkemelerinin uygun görmesi gerekir. Ancak yabancı ülkede cezasını çekmiş bir fail Türkiye’de aynı suçtan tekrar yargılanamaz; bu durum “ne bis in idem” ilkesi gereği cezaların tekliği prensibine dayanır.
9. Yurt Dışında İşlenen Suçlarda Ceza Mahsubu Nasıl Yapılır?
Yabancı bir ülkede işlenen suçtan dolayı yabancı devlet mahkemeleri tarafından ceza verilen bir kişi Türkiye’de tekrar yargılanırsa, yabancı ülkede infaz edilen ceza Türkiye’deki cezadan mahsup edilir. Bu durum TCK’nın açık bir gereğidir ve ceza hukukunda adaletin sağlanması açısından zorunludur. Mahsup işlemi, kişinin aynı fiil nedeniyle iki kez cezalandırılmasını önleyen temel bir güvence niteliğindedir.
10. Yargıtay Kararlarından Örnekler
Yargıtay, yabancıların yurt dışında işledikleri suçlara ilişkin birçok emsal nitelikte karara sahiptir. Yargıtay kararlarında temel yaklaşım, suçun Türkiye’ye etkisi, mağdurun vatandaşlığı, failin Türkiye’de bulunup bulunmadığı ve Adalet Bakanlığı izni gibi kriterler üzerinden şekillenir. Örneğin Yargıtay, bir yabancının yurt dışında Türk vatandaşına karşı işlediği suçta kovuşturma izni verilmişse Türkiye mahkemelerinin yargı yetkisinin bulunduğunu birçok kararında vurgulamıştır. Ayrıca, yabancı ülkede verilen cezanın Türkiye’de yürütülen yargılamada mahsup edilmesi gerektiği yönünde de istikrarlı içtihatlar bulunmaktadır.


